Asliye Ceza Mahkemesi tarafından arşiv kaydının silinmesine karar verilmiş ise de, adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin münhasıran Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi /Yargıtay 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi
2015/25239 E. 2016/2451 K.
K. Tarihi: 15.02.2016
Mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi
Konu: Asliye Ceza Mahkemesi tarafından arşiv kaydının silinmesine karar verilmiş ise de, adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin münhasıran Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi.

 

ÖZET: Dosya kapsamına göre, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası ve 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca arşiv kaydının silinmesine karar verilmiş ise de, kararın kesinleşme tarihinden önce 11/04/2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğini Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi ile arşiv kayıtlarının silinmesi koşullarının yeniden düzenlendiği, arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılacağının hükme bağlanması karşısında, 11/04/2012 tarihinden itibaren adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin münhasıran Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi karşısında Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi.

KARAR: Tehdit suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-son cümle, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 500 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, .. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/03/2007 tarihli kararına ilişkin arşiv kaydının silinmesine dair, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17/02/2015 tarihli ve 2015/28 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/09/2015 gün ve … sayılı istem yazısıyla, dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası ve 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca arşiv kaydının silinmesine karar verilmiş ise de, kararın kesinleşme tarihinden önce 11/04/2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğini Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi ile arşiv kayıtlarının silinmesi koşullarının yeniden düzenlendiği, arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılacağının hükme bağlanması karşısında, 11/04/2012 tarihinden itibaren adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin münhasıran Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

Hükümlü … hakkında tehdit suçundan yapılan yargılama sonucunda, … Sulh Ceza Mahkemesinin 05/03/2007 tarihli kararıyla adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve cezanın 09/07/2007 tarihinde infaz edildiği, hükümlünün 11/02/2015 tarihli dilekçesi ile mahkemesinden arşiv kaydının silinmesini talep etmesi üzerine, aynı mahkemenin 17/02/2015 tarihli ek kararıyla arşiv kaydının silinmesine karar verildiği, kesinleşen bu karara karşı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün ihbarı üzerine, kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: 05/04/2012 tarihli ve 6290 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında, adli sicil arşiv kaydının silinmesine yönelik talebin, hükmü veren mahkemesince mi yoksa Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce mi değerlendirileceğine ilişkindir.

Hukuksal Değerlendirme: 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun “Adli sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi başlıklı 12. maddesinde; (1) (Değişik: 5/4/2012-6290/2 md.) Arşiv bilgileri;

a)İlgilinin ölümü üzerine,

b)Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkumiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren;

1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle,

2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi

c) Diğer mahkumiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir.

(2) Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkumiyete ilişkin adli sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir.

(3) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkumiyet kararına ilişkin adli sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.” hükmüne yer verilmiş,

Aynı Kanun’un 05/04/2012 tarihli ve 6290 sayılı Kanunla değiştirilen geçici 2. maddesinde de; “(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. (Mülga cümle: 05/04/2012-6290 S.K./3.md.) (2) (Değişik fıkra: 05/04/2012-6290 S.K./3.md.) Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkumiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır. (3) (Ek fıkra: 05/04/2012-6290 S.K./3.md.) İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkumiyetin Adli Sicil Yönetmeliği’nin Adli sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi başlıklı 13. maddesinde ise; (Değişik:RG-20/4/2013-28624) Arşiv kayıtları;

İlgilinin ölümü üzerine, Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren; Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle, diğer mahkumiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle,

fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması hâlinde, bu suçtan mahkumiyete ilişkin adli sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın, kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâlinde, önceki mahkumiyet kararına ilişkin adli sicil ve arşiv kaydı, Genel Müdürlükçe tamamen silinir. Birinci fıkrada belirtilen hâllerde silme işlemi, Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakanın onayı ile kurulan komisyonca re’sen yapılır. hükmüne yer verilmiştir.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nda değişiklik yapan, 6290 sayılı Kanun 11/04/2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 11/04/2012 tarihinden itibaren arşiv kaydının silinmesi işlemleri, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2/3. maddesi uyarınca, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yerine getirilecektir. İnceleme konusu somut olayda; hükümlü …’in 11/02/2015 tarihli dilekçesi ile, tehdit suçundan … Sulh Ceza Mahkemesinin 05/03/2007 tarihli kararına ilişkin; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği … Asliye Ceza Mahkemesinin 17/02/2015 tarihli ve 2015/28 değişik iş sayılı kararının, CMK’nın 309. maddesi uyarınca Kanun Yararına BOZULMASINA,

11/04/2012 tarihinden itibaren arşiv kaydının silinmesi işlemleri, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2/3. maddesi uyarınca, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yerine getirileceğinden, yasal değişiklikler mahkemesince değerlendirilerek, CMK’nın 309. maddesi uyarınca gereğinin mahallinde yerine getirilmesine, 15.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir